Emrah Polat - yazarın resmi sitesinde biyografisi yazıları ve romanı hakkında basında çıkmış haberler bulunmaktadır
 
Picture
1- Italo Calvino'nun hedefi isabetle vuran şu sözüne ne diyebiliriz ki! “Klasik yapıtlar, haklarında ‘okuyorum’ sözünü değil, genellikle ‘yeniden okuyorum’ sözünü işittiğimiz kitaplardır.
2- Madımak Oteli’nin alt katı et lokantası olarak kullanılıyor. Bana iğrenç geldi doğrusu; öyle bir mekanda önüne gelen tabaktaki etleri çiğneyen bir insanın aklına hiç mi bir şey gelmez, anlamakta güçlük çekiyorum. Kendi kendime, “Acaba bu durum insanın içindeki ehlileştirilmiş yamyamlık ‘dürtüsüyle’ ilgili olabilir mi?” diye sormadan edemiyorum.
3- Birkaç kitap önerisi: Saman Köpekler, John Gray, YKY; Biçimler Renkler Sözcükler, Ferit Edgü, SEL Yayıncılık; Yaklaşımlarıyla Eleştiri Kuramcıları, Mehmet Rifat, SEL Yayıncılık; Mimarlıkta Tasarımın Ruhu, Lerzan Aras, YEM Yayın.
4-Romanda; bir sözcüğün, harfin, şarkının ya da genel olarak herhangi bir sesin farklı bağlamlarda küçük değişikliklerle tekrarlanması, hem esere boyut katmak hem de eserin üslubunun oturmasını kolaylaştırmak anlamında sıkça başvurulan önemli bir yöntem… Bu yöntemin; yani motif tekrarlama yönteminin klasik müzik eserleri için de önemli olduğunu biliyordum. Ancak mimarların konuya duyduğu ilgi beni hem şaşırttı hem de oldukça sevindirdi. Haliç Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde dersler veren Lerzan Aras, Mimarlıkta Tasarımın Ruhu adlı kitabında şöyle diyor: “Tekrar kendi içinde üçe ayrılıyor: Tam tekrar, değişken tekrar ve alternatif tekrar. Tam tekrar’da kullanılan biçimlerin, dokuların, renklerin ve aralıkların tamamen aynı olduğunu görüyoruz. Tabii ki bu belli bir monotonluk yaratıyor. Genelde tekstilde çok kullanılan bir yöntem bu. Mimarlar daha çok diğer tekrar biçimlerini tercih ediyorlar. Değişken tekrarda sadece aralıklar ve yönler aynı kalıyor ama biçim, renk ve doku tamamen değişiyor. Bunun için de doğadaki en güzel örnek kar tanesi ya da bir telgraf direğine yan yana dizlimiş olan farklı kuşlar. Hiçbiri birbirinin aynı değil, ama belli bir düzende sıralandıkları için göz onları tekrarlanmış olarak algılıyor… Alternatif tekrar ise farklı tekrarların tekrarı gibi de kabul edilebilir. Burada artık belli biçimlerin gruplar olarak tekrar edilmesi anlaşılıyor ki, mimarlıkta en çok bunun örneğini görüyoruz.” (s. 54) Birbirlerinden oldukça farklı görünen disiplinler birer estetik ölçüte dönüşmüş bazı temel yöntemleri kullanmaktan çekinmiyorlar. Büyük olasılıkla, belli bir soyutlama seviyesinden bakınca sanatın hala bir bütün olarak görünmesinin önemli nedenlerinden biri de bu.
5- Paul Auster’ın romanlarını hiç beğenmem; özellikle bazılarındaki ‘kitap içinde kitap’ numaralarına ve ‘üst anlatı’ oyunlarına gıcık olurum. Fakat adamın şu sözüne şapka çıkarılır doğrusu: “Yazmak, yalnızlık isteyen bir iştir. Yaşamının tümünü kaplar insanın. Bir anlamda, yazarın kendine ait bir yaşamı yoktur. Şurada önünde dursa bile, aslında orada değildir.” (Hayaletler, s. 51)